RİNOPLASTİ

RİNOPLASTİ

Ameliyat Öncesi değerlendirme

Estetik Değerlendirme;

Önce gözlem; nefes alırken burun kanatları ve yan duvarlarında çökme olup olmadığı (burun valfi), burun cildi( kalınlığı) değerlendirilir. Sonra burun kökünden başlayıp dudağa kadar burnun kemik ve kıkırdak yapıları muayene edilerek değerlendirilir. Burun kemikleri (kısa nazal kemik var mı, sertlik, kalınlık, burun kemeri, eğrilik, düzensizlik, asimetri), burun kıkırdakları (şekil, konum, büyüklük, kalınlık, esneklik, asimetri, fazlalık, eksiklik, burun ucu desteği, düşüklük, kalkıklık, eğrilik, genişlik, dolgunluk), burun tabanı ve burun delikleri (genişlik, darlık,asimetri, burun kenarlarında çekiklik) değerlendirilir. Burun-alın ve burun-dudak açısı, burnun yüzdeki ve kendi içindeki oranları değerlendirilir.Gülerken ve konuşurken üst dudak ve burun ilişkisi, burun kaslarındaki gerilme ve kasılmalar dikkatle değerlendirilir. Alt çene ve ucudeğerlendirilir. Burun şekli ile ilgili olarak alından başlayarak dudağa kadar burundaki şekil bozuklukları veya düzelmesi istenen ayrıntılar konuşulur.

 

Fonksiyonel Değerlendirme;

Burun tıkanıklığı olup olmadığı, varsa daha çok hangi tarafta olduğu, sabit mi değişken mi olduğu, normal nefes almada mı derin nefes alma veya efor sarf ederken mi olduğu öğrenilir. Daha sonra burun içi muayenesine geçilir. Burun septumu (eğrilik, kayma, kıkırdağın kalınlığı ve miktarı), burun etleri (büyüklük ve anatomik varyasyonlar), burun valfi, polip, sinüzit vs. varlığı değerlendirilir. Klasik burun içi muayenesinde burnun arka kısmındaki problemlerin %40 ı gözden kaçar. Bu nedenle mutlaka endoskopik muayene ile burnun arka kısmının ve geniz bölgesinin görülmesi gerekir.Gerektiğinde burun ve sinüs tomografisi çekilir.

Fotoğraf Çekimi ve Bilgisayar Analizi

Standart fotoğraf çekiminde burun; önden, alttan, sağ yan(profil), sağ oblik(45°), sol yan(profil), sol oblik(45°) olmak üzere 6 farklı açıdan fotoğraf çekilir.

Ben standart fotoğraf çekimi haricinde gülerken ve yukarıdan da burnun fotoğrafını çekiyorum. Gülerken çekilen fotoğraf burun ve dudak ilişkisini gösterirken, burundaki orta hattan sapmalar en iyi yukarıdan çekilen fotoğraflarda görülebiliyor.

Daha sonra fotoğraflar bilgisayara aktarılır, özel bir program sayesinde yüzünüze en uygun burun şekli tasarlanır. Bu tasarım, ameliyatı planlamada oldukça yardımcı olur. Ancak bilgisayarda oluşturulan görüntü ile ameliyat sonucunun birebir aynı olamayabileceği, son derece yakın bir görünüme ulaşılabileceği bilinmelidir.

Ameliyat öncesinde sürekli kullandığınız ilaçlar, kronik hastalıklar (hipertansiyon, şeker hastalığı vs.), daha önce geçirilmiş ameliyatlar, alerji, kanama problemi gibi konularda mutlaka doktorunuzu bilgilendiriniz.Ameliyattan 10 gün önce aspirin ve benzeri (naproksen, ibuprofen,..) kan sulandırıcı ağrı kesicilerin, A vitamini, Gingo biloba’nın kesilmesi (morluk ve şişliği artırabilirler), 5 gün önce alkolün kesilmesi (ödemi artırabilir), sigaranın kesilmesi (yara iyileşmesini geciktirir, anestezi sonrası akciğer problemlerini artırır, enfeksiyon riskini artırır) önerilir.

Rinoplasti Ameliyatı Nasıl Yapılır?

Son yüz yılda bilim ve sanattaki değişimle beraber rinoplasti yaklaşımı ve anlayışı da değişmiştir. Önceleri rinoplasti ameliyatı burnun küçültülmesi (redüktif rinoplasti) şeklinde uygulanmaktaydı. Redüktif rinoplastide fazlaca kıkırdak ve kemik çıkarılıyor ve küçük bir burun elde ediliyor, burun iskeleti yapısal olarak zayıflıyordu. Erken dönemde bu durum hastalar için oldukça tatmin edici iken yıllar geçtikçe burunda gelişen yapay ve orantısız görünüm hastaları mutsuz etmekteydi. Ayrıca burnun birçok yapısal destek mekanizması zayıfladığından nefes alma problemleri de gelişmekteydi.

Günümüz modern rinoplasti anlayışında küçültme değil yeniden şekillendirme prensibi kabul görmektedir. Bunun için sadece gerektiği kadar eksizyon (kıkırdak veya kemik çıkarılması), sütür (dikiş) ve greft teknikleri uygulanmaktadır. Benim rinoplastideki felsefem ve hedefim; estetik olarak güzel, çekici ve yüzün bütünü ile orantılı, yapısal olarak sağlam ve kalıcı, fonksiyonel olarak da rahat nefes alan bir burun elde etmektir.

Kapalı ve Açık Yaklaşım Nedir?

Neredeyse son 50 yıldır rinoplastinin açık mı kapalı mı yapılması konusu tartışılmaktadır. Burada şunu baştan bilmek gerekir; açık ya da kapalı yaklaşım, ameliyat tekniği değil burnun kıkırdak ve kemik yapılarına ulaşmak için kullanılan yoldur. Açık veya diğer adıyla Eksternal yaklaşımda kolumellaya (burun deliklerini birbirinden ayıran yapı) ters V veya W şeklinde yapılan küçük bir kesi sonrası cilt kaldırılarak burnun kıkırdak ve kemik yapılarına ulaşılır. Ameliyatın son aşamasında ciltteki kesi dikilerek kapatılır. İyileşme sonrası bu kesi izi normalde fark edilmez. Ancak çok yakından ve dikkatli bakıldığında fark edilebilir. Kapalı yaklaşımda ise tüm kesiler burun içinden yapılır. Burada açık veya kapalı yaklaşımdan biri diğerinden daha iyidir diye bir kural yoktur.  Ben burnun durumuna göre bu yaklaşımların her ikisini de uyguluyorum. Örneğin orta hatta kemerli bir burunda, burun ucu simetrik ve düzgün ise kapalı yaklaşımı tercih ediyorum. Kapalı yaklaşımın avantajı;burun ucu (tip) destek mekanizmalarını pek bozmaması, daha az travmatik olması, iyileşmenin daha kısa sürmesi, ameliyat sonrası ödemin daha çabuk düzelmesi, burun ucunda his kaybı olmaması olarak sayılabilir. Eğri burunlar, major revizyon gerektiren burunlar, burun ucunda belirgin asimetrisi olan burunlarda ve yarık dudak rinoplastisinde açık yaklaşımı tercih ediyorum. Açık yaklaşımın avantajı ise burnun tüm kıkırdak ve kemik yapılarına hakim olunabilmesi ve her türlü greft ve sütür (dikiş) teknikleri uygulamalarına olanak sağlamasıdır. 

Ameliyat süresi burnun şekline ve yaklaşıma göre 1-4 saat sürer. Benim için önemli olan ameliyatın süresi değil sonucudur.

Ameliyat Sonrası Süreç nasıldır? Nelere Dikkat Etmeliyim?

İlk 2 gün boyunca göz çevresi ve yüzde şişlikte artış olabilir. Şişlik ve morluğu azaltmak için 2 gün boyunca hasta başı yüksekte olacak şekilde 2 yastıkla (30-45 derece) yatmalı, uyanık olduğu zamanlarda saatte bir 10-15 dakika buz veya donmuş bezelye tatbiki uygulanmalıdır. 3.günden sonra şişlikler azalır, yavaşça yanaklara doğru iner 5-7. günden sonra kaybolur. Morarma ise hastanın cilt yapısına, kemiklerin kalınlığına, ameliyatın süresine, ameliyatta kullanılan aletlerin hassasiyetine göre değişik oranda görülür. Morluk gelişirse 10-14 gün içinde giderek azalır ve kaybolur. Süreci hızlandırmak için bazen morluk giderici kremler kullanılabilir. Morluk gelişiminde burun kemiklerine yaklaşım ve kullanılan cerrahi aletler önemlidir. Ben rinoplastide kemikleri kırmaktan ziyade kesmeyi tercih ediyorum, bunun için 2-3 mm lik keskin osteotomlar (kemik kesiciler) kullanıyorum. Hastalarımın sadece %20 sinde morlukla karşılaşıyorum.İlk 2-3 gün sızıntı şeklinde burun kanaması olur, 3. Günden sonra sümükle karışık akıntılar olur.

Ameliyattan 1 hafta sonra burun dışındaki tespit materyali (thermal splint veya alüminyum alçı) çıkarılır. Kontrolleri ve pansumanı yaptıktan sonra burna cilt renginde bantlar yapıştırılır. Bu bantlar 1 hafta boyunca tutulur. Bantlama, hem ödemindaha çabuk azalmasını hem de burnun korunmasını sağlar.

Ameliyat bitiminde burun içine yumuşak silikondan yapılmış esnek tamponlar konulur (doyle splint). Bu tamponların ortası boruludur, kurumuş sümük veya pıhtı ile tıkanmazsa tamponlu iken de burundan nefes alınabilir. Ameliyatın kapsamına göre (rinoplasti ile beraber septoplasti, burun eti küçültülmesi, vs.) 3-5 gün sonra tamponlar çıkarılır. Çıkarma işlemi 10-15 saniye sürer ve ağrısızdır. Bazı hastalarda burun mukozası ve septum eriyen dikişlerle birbirine dikilerek tamponsuz ameliyat yapılabilir. Ancak silikon tamponlar hem kanamayı, hem de ameliyat sonrası burun içinde yapışıklık gelişme riskini azalttığından tercih edilir. Tamponlar çıkarıldıktan sonra birkaç hafta burun içerisinde kabuklanmalar olur. Rinoplasti ile beraber burun etleri küçültülen hastalarda kabuklanma daha uzun sürebilir. Günde 4-5 kez serum fizyolojik veya tuzlu suyla burun yıkama yaparak bu kabuklar yumuşatılabilir. Sonrasında genize doğru çekerek veya hafifçe sümkürerek çıkarılabilir. Burun girişindeki kabuklar oksijenli su veya antibiyotikli kremlerle yumuşatılıp temizlenebilir.
Ameliyattan sonra hafif-orta düzeyde ağrı olabilir. Bu ağrılar normal ağrı kesicilerle rahatlıkla giderilebilir.

1 hafta- 10 gün sonra fazla efor sarf etmeden çalışabilir, okula gidebilirsiniz. 1 ay sonra ağır sporlar hariç normal sporunuzu yapabilirsiniz. Spor yaparken mutlaka burnunuzu travmalardan korumanız gerekir.En az 2 ay süreyle güneşten korunmanız (yüksek faktörlü güneş koruyucu kullanın), gözlük (güneş gözlüğü dahil) kullanmamanız önerilir. Doğrudan güneş ışığına maruziyet hem ödemin geç düzelmesine hem de ciltte kalıcı lekelenmelere neden olabilir. Gözlük ise sürekli baskı oluşturarak burun kemiklerinde kayma ve çökmeye neden olabilir.

2014 - 2019 © Copyright DOÇ. DR. AHMET İSLAM Tüm hakları saklıdır.